Şerefin kadar konuş!
Zeynel Oğuz

Zeynel Oğuz

Takipte kalın!

Şerefin kadar konuş!

10 Ocak 2018 - 17:49

Önceki gün gazetemizde çıkan bir haberde Hanifi Surun’un Merkez Hastanesi sahibi Hakan Höbek’ten patronu Güngör Arslan adına 5 bin TL para istediğini ve parayı alamayınca Hakan Höbek’e saldırı tarzında haberler paylaştıklarını dile getirmiştik.

Haberin ardından Güngör Arslan dün yazı yazıp, kendisinin böyle bir para istemediğini anlatmaya çalışmış, ispatlarsanız Hanifi’yi kovarım demiş…

Birde şereften falan bahsetmiş ona en son değineceğim.

Birincisi, Güngör Arslan’ın 5 bin lira istemediği aşikar, yani Hanifi Surun Arslan’ın adını kullanarak kendisine para istemiş.

Zaten birazdan anlatacağım detayda bunu sizlerde anlayacaksınız.

Hakan Höbek’in anlattıklarına göre olay tam olarak şöyle olmuş;

Hanifi bir gün Hakan Höbek’i hastanede ziyaret ederek ‘Güngör Arslan’ın yarın yüklü bir ödemesi var 5 bin açığı kaldı senden istememi söyledi’ demiş. Höbek’te önce inanmamış çünkü Güngör Arslan’la şimdiye kadar ne bir tanışmışlığı ne de bir selam vermişliği yokmuş. Sonra Hanifi kurnazlık yapmaya çalışarak ‘istersen arayayım’ demiş ve bir numarayı aramış ama aradığı numaraya o an ulaşılamıyormuş. Sonra Hakan Höbek ikna olmayınca Hanifi çıkıp gitmiş… Kısa süre sonra tekrar gelip, bu sefer az önce yalan söylediğini paranın kendisine lazım olduğunu o yüzen istediğini söylemiş. Hakan Höbek’te doğal olarak para falan vermemiş ve Hanifi’yi hastaneden göndermiş.

Tabi o günden sonra Höbek ve hastaneyle alakalı ipe sapa gelmez saldırılar başladı…

Bizde gazeteci refleksi olarak, Güngör Arslan’ın kendisine karşı yaptığı saldırıların sebebini sorduğumuz zaman bu bilgileri öğrendik. Doğal olarak da kamuoyuyla paylaştık.

Ağabeyim Ahmet Oğuz’un daha önce defalarca rezil ettiği bu Güngör şimdi çıkmış, haberin habercilikle alakası olmadığını ifade etmeye çalışmış…

Okuyunca gerçekten insanın gülesi geliyor.

Bu kentte yıllarca milleti şantaj ve korkuyla sindiren, gerçekle uzaktan yakından alakası olamayan haberler yapmakta uzman ulan bu zat, ismi cismi belli hatta kendisi anlar mı bilmem ama 5N 1K kuralına bile uygun olan bu haberi yalanlamaya kalkmış.

Bu kente yazık ki senin gibi üçkâğıtçının, hayatında toplasan 10 tane bile kitap okumamış ama kentin en iyi yazarıymış gibi görünmeye çalışan adamı yıllarca okumak zorunda kaldı.

Şimdide çabalıyor, yazmaya çalışıyor ama tabi artık onun gazeteci olmaya layık olmadığını bütün kent biliyor.

‘İspatlayın’ demişsin…

Bize mi kalmış ispatlamak, Hakan Höbek orada git istediğin zaman sor, seni inandırması gereken kişi tam olarak odur.

Şu okuduklarının bir senaryo olma ihtimali varsa, ya sen düşündüğümüzden daha salaksın ya da artık bir doktora görünmen gerekiyor çünkü şizofren olma ihtimalin çok yüksek…

Gelelim şeref meselesine;

Sana ilk ve son kez söylüyorum…

Biz yaşam felsefesi şeref ve namus üzerine kurulu bir ailenin mensubuyuz.

Hani ‘şerefsiz’ lafını kullanıyorsun ya o lafın altında ezilirsin, boğulursun.

Bilgisayar başında oturup rahat rahat yazıyorsun ya, o odanın içerisinde kendini cesaretli hissediyor olabilirsin.

Kendini en cesaretli hissettiğin yerde bile o lafların altında kalırsın!

    

YORUMLAR

  • 0 Yorum