Sanat Eğitiminde Liyakat
Ünal Dursun

Ünal Dursun

Ünal Dursun

Sanat Eğitiminde Liyakat

20 Temmuz 2018 - 09:20

Eğitmenlik bir önceki neslin bilgi deneyim ve kültür süzgecinden damıtılmış olan mirası bir sonraki nesile aktarmak gibi kutsal bir görevi yerine getirme sorumluluğu barındırır. Tıpkı enerji aktarımında aracı maddelerin kalitesinin mühim olması can ve mal güvenliğini artırmaya yaradığı gibi eğitmenlerinde kalitesinin yüksek olması elde işlenecek olan neslin işine hakim ve aşık, özgüveni yüksek bireylerden oluşmasına sebep olur. Bu duruma liyakat denir.

Sanatta liyakat ise yalnızca iyi icracı olmakla tamamlanacak bir mefhum değildir. Hem üretici hem gayretkar, hem de bilginin aktarımı konusunda hassasiyet sahibi olmayı gerektirdiği gibi bunu ahlak edinmeyi de gerektirir. Durumu somutlaştırmak gerekirse iyi bir keman icracısı çok iyi bir öğretmen anlamına gelmeyebilir. Durum böyle iken sanatın üretkenliği nasıl sürdürülebilir olarak aktarılabilir diye düşünmekteyim.

Bu köşe benim için zaman makinesi görevi görüyor dostlar. Yazıyı yazıp ikinci kez okumadan yayına gönderip 1 hafta sonra basılı halini okuyarak yine bir hafta önceki düşüncelerim ile sohbet ediyorum. Araya sizleri de dahil edince biraz kalabalık olmuyor diyemeyeceğim. Ama Sohbet  dostlarla güzel…

Velhasıl son kelam olarak şunu söyleme ihtiyacı hissediyorum. İdealistlik gibi 21. Yüzyıl kavramlarından biri liyakat konusunda işaret ettiğim hassasiyeti tarif etmiyor. Her alanda olduğu gibi sanata da Namuslu adam lazım azizim…

YORUMLAR

  • 0 Yorum