Faydalı ömür
Taner Öner

Taner Öner

Taner Öner

Faydalı ömür

01 Aralık 2017 - 09:58

Herkese merhabalar,

Bilindiği üzere maddi duran varlıkların itfa süresiyle ilgili olarak faydalı ömür prensibi vergi mevzuatımızda kabul edilmiş ve 2004 yılından beri uygulanmaktadır.

Bu günkü yazımda amortisman uygulamasında faydalı ömür prensibi doğrultusunda ortaya çıkan konulara değineceğim.

Vergi Usul Kanununun 5024 sayılı Kanunla değişen ve 01.01.2004 tarihinden itibaren yürürlükte bulunan 315. maddesinde; mükelleflerin amortismana tâbi iktisadî kıymetlerini Maliye Bakanlığının tespit ve ilân edeceği oranlar üzerinden itfa edecekleri, ilân edilecek oranların tespitinde iktisadî kıymetlerin faydalı ömürleri dikkate alınacağı hükmü yer almaktadır.

Bu düzenleme ile birlikte Maliye Bakanlığı da duran varlıklarda amortisman uygulamasında faydalı ömür prensibini benimsemiştir.

Maliye Bakanlığınca belirlenen oranlar duran varlıkların kullanıldıkları sektörler itibariyle 333 Sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile ilan edilmiştir. 333 sayılı Genel Tebliğin ekinde yer alan listenin 1-6 bölümleri arasında genel sınıflamalar yapılmış ve duran varlıkların faydalı ömürleri ve amortisman oranları belirlenmiştir. Listenin geriye kalan 7-66 bölümlerinde ise sektörler itibariyle kullanılan iktisadi kıymetlerin faydalı ömürleri ve amortisman oranları belirlenmiştir.

Mükellefler adına bu işin uygulayıcısı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler olarak bizler uygun amortisman oranlarını tespit ederken öncelikle sektörel bazda belirlenen amortisman oranlarını dikkate almakta, bu ayrımlarda bulunmayan duran varlıklar için uygulanacak oranları 1-6 bölümündeki genel sınıflamada yer verilen oranlara göre tespit etmeliyiz. Listenin herhangi bir bölümündeki sınıflamada yer almayan duran varlıklara uygulanacak amortisman oranları için mükelleflerin müracaatları üzerine Maliye Bakanlığınca belirlenecek oranlar üzerinden amortisman ayrılacaktır.

Muhasebe standartları faydalı ömrünün işletmelerce belirlenmesine imkan vermekte iken Vergi Usul Kanununda 5024 sayılı Kanunla yapılan değişiklik sonucunda öngörülen yöntem mükellefe böyle bir hak tanımamaktadır. Mükellefin daha kısa süreli bir faydalı ömür tespit etmesi halinde daha yüksek oranlarda amortisman ayırması söz konusu olamayacaktır. Bunun devamı olarak, mükellefin belli bir duran varlık için daha uzun bir faydalı ömür tespit etmesi halinde daha düşük amortisman oranı uygulaması kabul edilmekle birlikte, amortisman süresinin uzatılması mümkün olmayıp, ilgili yılda ayrılmayan amortisman kısmına ilişkin hakkın kaybedilmesi söz konusudur.

V.U.K.na göre amortismanın üç yöntemi bulunmaktadır.

1- Normal amortisman; iktisadi kıymet için amortisman süresince eşit oranda amortisman ayrılmasıdır.

2-  Azalan bakiyeler usulüne göre amortisman; VUK.'nun mükerrer 315. maddesine göre bilanço usulüne göre defter tutanlar isterlerse bu yöntemle iktisadi kıymeti yok edebilirler. Her yıl üzerinden amortisman ayrılacak değer, evvelce ayrılmış amortismanın toplamının tenzili suretiyle yapılır. Bu usulde amortisman nispeti normal amortismanın iki katıdır. Son dönem devreden değer tamamen yok edilir.

3- Fevkalade amortisman(VUK M.317); Amortismana tabi olup, yangın, deprem ve su basması gibi afetler neticesinde değerini tamamen veya kısmen kaybeden, yeni icatlar sonrasında verim ve kıymeti düşüp kısmen veya tamamen kullanılmaz hale gelen, cebri çalışmadan dolayı normalden fazla aşınma ve yıpranmaya maruz kalan sabit kıymetler için uygulanır. İktisadi kıymetin kaybettiği değer nispetinde amortisman yoluyla gider yazılır.

Kıst amortisman(VUK M.320/2) uygulamasında; Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerin kiralanması veya işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları hariç olmak üzere, işletmede kayıtlı binek otomobillerin aktife girdiği hesap dönemi için ay kesri tam sayılmak suretiyle kalan ay süresi kadar amortisman ayrılır. Amortisman ayrılmayan süreye isabet eden bakiye değer itfa süresinin son yılında giderleştirilir.

Taşıtları alırken ödenen kdv. ile satarken hesaplanacak kdv. tutarlarının nasıl olacağı konusunda da karışıklıklar yaşanabilmektedir.  Faaliyetleri kısmen veya tamamen binek otomobillerin kiralanması veya işletilmesi olanların bu amaçla kullandıkları binek otomobilleri aldıklarında kdv.nin tamamını indirim konusu yaparlar ve satarken genel kdv. oranı ile satarlar. Diğer işletmeler binek otomobil aldığında kdv.sini indiremez, gider yada maliyet konusu yapabilir. Sattıklarında da %1 kdv. oranını uygularlar.

Meslektaşların özellikle doblo tipi araçların özelliklerine göre binek otomobil olup olmadığına iyi karar verip uygulamayı buna göre yapması yerinde olacaktır. Çünkü son dönemdeki incelemelerde bu hususlar eleştiri konusu yapılmaktadır.

İyi günler ve kolaylıklar dilerim.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar