'Yusuf bulunur Kudüs bulunmaz…'
Sema Aktemur Akçay

Sema Aktemur Akçay

Sema Aktemur Akçay

'Yusuf bulunur Kudüs bulunmaz…'

15 Aralık 2017 - 09:43

Bazen işbaşına gelen başkanlar veya hükümetler, yönetimlerindeki gelişmeler ve gereklilikler arasında senkronizasyonu kaybettiklerinde, iktidarda sürekliliği sağlayabilmek için en kolay yol olarak popülizme yönelirler.

Sonra da uğruna popülizm yaptıkları halkla, uluslararası aktörler arasında kalarak, yaşadıkları sıkıntıları küresel bir kriz haline getiriverirler.

Misal Trump’ın Kudüs kararı.

Elbette dış politika doktrinde dahi çıkarlara dayalıdır. Ancak bazı insani değerleri de unutmamak lazım.  Her şeyi her canları istediğinde yapabileceğini zannedenler ister bir insan olsunlar, (misal Trump), isterlerse de bir millet veya ülke (misal İsrailoğulları), birilerinin onlara bu dünyada bazı insani değerlerin ve kuralların olduğunu hatırlatması gerekir.

Bu belki risk içerir, cesaret ister ama yapılması gerekirdi. Bunu yapan da İslam İşbirliği Teşkilatı nezdinde biz olduk. Üstelik bu bir antisemitizm değildir; antiemperyalizmin de kralıdır.

İslam İşbirliği Teşkilatı (1969 yılında İsrail'in işgali altında bulunan Kudüs'teki, Al-Aksa Mescidi'nin yakılmasına tepki olarak kurulmuş)  İstanbul’daki Olağanüstü Kudüs Zirvesinde aldığı tarihi kararla belki de kuruluşundan yıllar sonra amacına ulaşacak.

 Bu karar, Birleşmiş Milletler’de, ‘üye olmayan gözlemci devlet' statüsünde bayrağı dalgalanan  (ABD'nin karşı koymasına rağmen)  Filistin açısından çok önemli bir gelişme olup, katılımcı ülkeler ve hatta bölge açısından tarihi bir kırılma noktasıdır.

Kadim söylencelerden beri bilinen, Kenan ülkesinden günümüze süregelen binlerce yıllık ortak geçmişi ve bütün semavi dinlerin ortak paydası olan Kudüs de binlerce yıl sürmesi düşünülen barış ve kardeşlik hukukuna dayalı, ortak gelecek için aklıselimin buluşmasıdır bu karar.

Bundan sonra yapılması gereken, toplu mutabakatla (her ne kadar Suudi Arabistan ve ABD katılmasa da)  hedefi ve niyeti gerçekleştirmek, yani topyekûn uygulama sürecini başlatmaktır.

Aksi halde Yunus Emre’nin dediği gibi ‘Yusuf’u kaybettim Kenan ilinde, Yusuf bulunur Kenan bulunmaz.’

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar