'FERMUAR' sistemi
Sema Aktemur Akçay

Sema Aktemur Akçay

Sema Aktemur Akçay

'FERMUAR' sistemi

05 Aralık 2017 - 09:35

            Ülkemizin kurtarılmasın da ve kalkınmasın da büyük çaba gösteren kadınlarımız, 05 Aralık 1935 de Seçme ve Seçilme Hakkı tanınmasının ardından 83 yıldır eşit temsil için zorlu bir mücadele veriyor.

            “Seçme ve Seçilme Hakkı” aslında en temel insan hakkıdır. Bu hakkın verilmesi diye bir şey yoktur, olsa olsa engel (yasak) ortadan kalkmıştır.

            Üyesi olmaya çabaladığımız Avrupa birliğine üye ülkelere baktığımızda Fransa 1944, Italya 1945, Yunanistan 1949, İsviçre 1971 yıllarında bu hakka ulaşmışlar. Günümüzde parlamentolarının ve kabinelerinin yarıya yakınının kadın olduğunu görüyoruz.

Oysa ülkemiz de daha düne kadar Kadından Sorumlu Devlet Bakanlığı vardı. Ne üzücüdür ki ülkemizde kadınların politik süreçlere katılımı ve temsil oranı bu ülkelere göre çok düşüktür.

En mükemmel yasalarda çıksa uygulama da kadınların yaşam hakkını ve statülerini güçlendirmek için toplumsal bedel ödemek durumunda kalıyoruz. Kadınlarımıza yönelik işlenen şiddet ve cinayetlerin çoğunda hala  “töre ve namus” kisvesi altında ceza indiriminin söz konusu edilmesi gibi.

Bu sebepten kadının, toplumsal yaşamın her alanında karar alma mekanizmaların da söz sahibi olması, sesini duyurabilmesi için;  kadının özgüven duygusunu geliştirerek, sosyal yarı olarak gerçek demokrasi ve eşit temsil hakkımıza katkı sağlamaya çabalamaktayız.

            Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre Türkiye nüfusunda işgücüne katılım oranının erkek nüfusta yüzde yetmiş, kadın nüfusta ise yüzde yirmiler de olması hatta yüzde onluk bir dilimin ücretsiz aile işçiliği yapıyor olması sebebiyle konuya dikkat çekilmesi, çözüm üretilmesi gereken, öncelikli konulara dahil edilmesi ve bu konunun önem sırasının yukarılara taşınması için çabalıyoruz.    

Çok uzun zamandan beri süregelen kadınların istihdam sorunu hem ekonomik ve hem de toplumsal açıdan büyük bir eksikliktir. Bu eksikliğin giderilmesi adına, Kadınların mesleki eğitimleri ve istihdam edilmeleri devlet tarafından daha fazla desteklenmelidir.

            Esasında bütün bu oranlar ve stratejiler nüfusun bir bölümü için fazla şey ifade etmiyor, değişmeyen bir gerçek var ki, oda kadının işgücüne katılmaması yada “katılamaması” ve politik süreçlerde temsil edilmemesi veya ”edilememesi”.

Bu durum da asıl yapılması gereken haklı olarak kota sistemi dışında (Kota yeterli değil çünkü kota sisteminde seçilebilir sıralara erkekler, son sıralara da kadınlar dolgu olarak yerleştirilmektedir ve bunun utancı tüm yasa yapıcılara ve parti yöneticilerine aittir.) “ bizim için ne yapacaksınız?” sorusunu sormak.

            Muhatap olarak hükümetler, siyasi partiler, sendikalar, sivil toplum kuruluşları, sanayiciler bu soruyu kendi üzerlerine alınmalılar ve bu sorunun Türkiye’nin diğer siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel sorunları kadar önemli olduğunu ve hatta ayrı bir konu başlığı oluşturması gerektiğini fark etmeliler.

            Çok uzun zamandan bu yana süregelen bu ekonomik ve toplumsal eksikliğin giderilmesi adına, kadınların tüm karar alma süreçlerinde aktif, üretken olabilmesi adına,

            Hükümet, iş dünyası ve kamuoyundan beklentimiz sadece 5 Aralık -8 Mart gibi belirli günlerde değil hayatımızın her alanında çözüme yönelik çalışmaları.

            S eçimle gelinen tüm karar organları için aday listelerinin “bir kadın - bir erkek” olarak düzenlenmesi yani;

Eşit temsil için “FERMUAR” SİSTEMİNİN uygulanması,

Sosyal adalet gereğidir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar