Bedel ödemek istemeyenler bizden değildir!
Ahmet Oğuz

Ahmet Oğuz

Bedel ödemek istemeyenler bizden değildir!

28 Kasım 2016 - 10:49

Cumhurbaşkanı’nın son süreçteki AB çıkışlarını, ‘yok, kriz çıkacak, yok kötü olacak’ diye tellallık yaparak değerlendirenleri anlamıyorum.
Türkiye ne yapsın?
Kendisine her türlü saldıranlara, teröristleri bağrına basanlara karşı sessiz mi kalsın?
Bunlara geçmişte Menderes, Özal ve Erbakan sessiz kalmadı.
Şimdi ise Türkiye’nin seçilmiş Cumhurbaşkanı olan Recep Tayyip Erdoğan ses çıkarıyor. Bunlarda kalkmış Cumhurbaşkanı’nın yanlış yaptığını iddia ediyor, Avrupa’dan uzaklaşmamayı öneriyor…
Müslümanlığın, Avrupa’yı Avrupa yapan şeyler arasında olmadığını bilmiyor musunuz?
‘Osmanlı Avrupa’dır, Avrupa Osmanlıdır’ söylemleriyle Osmanlının sonunu hazırlamadılar mı?
Avrupa’yı Avrupa yapan değerleri sıralarken bizden tek bir kelime olmadığı aşikâr!
Biz derken, biz kimiz diye düşünmeliyiz…
Biz kim miyiz?
Türk İslam Coğrafyasıyız!
Türk İslam Coğrafyasıyla, Avrupa Coğrafyası arasındaki yapının ‘birlikte var olma’ değil, ‘karşı parçaların var olması’ olarak geçekleştiğini görüyoruz.
Biz hiçbir zaman başımızı Avrupa’ya sevdirerek biz olmak istemedik. 
Her zaman karşı parçaların birlikte var olma hali olduk. 
Bu karşı parçaların birlikte var olma hali; bazen uyum, bazen ticaret, bazen sanat demek.
Türkiye bu gerçeği sentez etmek zorunda…
53 yıldır Avrupa Birliği’ne girebilmek için kapılarında beklemiyor muyuz?
Almamak için ellerinden geleni yapıyorlar.
Herkes bizim bunlarla 200 yıldır hastalıklı bir ilişkimiz olduğunu kabul etmeli.
200 yıllık bir hastalıklı ilişki ilk defa sağlıklı bir raya oturtulmaya çalışılıyor. 
Batıdan uzaklaşıyor muyuz? diye düşünülüyor ama tam tersi daha sağlıklı bir yapıya ulaştık.
Bizim Cumhurbaşkanımız çıkıp, ‘Türkiye’ye yönelik terör örgütlerini besliyorsunuz ve siz buna dostluk diyorsunuz?’ diye haklı söylemde bulunuyor. 
Bunu söyleyince birileri çıkıyor, ‘Türkiye Avrupa’dan uzaklaşıyor’ diyor.
‘Türkiye krize gidiyor’ diye söylemler kötü niyetli söylemlerdir.
Boyun büken sistemden, dik duran sisteme geçişte eğer bir maliyet olacaksa o maliyeti hepimiz göğüslemeliyiz.
Göğüslemek istemeyenlerde zaten bizden değildir.
Bugün kenetlenme ve bir olma günüdür.
Çünkü bir kurtuluş mücadelesi veriyoruz.
Avrupa ile birlikte var olabiliriz ama eşit bir şekilde var olmalıyız.
‘Yeni Dünya düzeni’ var dünyada… 
Türkiye Yeni Dünya’da sömürge ilişkisine devam ederek yer alamaz. 
Avrupa ile Türk İslam Coğrafyası ilişkisinin kesinlikle değişmesi lazım.
Zaten ‘Dünya 5’ten Büyüktür’ nasıl büyük bir mottaysa, Cumhurbaşkanı’nın son zamanlardaki söylemleri, Avrupa ile yeni ilişkinin tanımlamasıdır. 
Vatandaş olarak bize düşen bu tanımlamanın arkasında durmaktır.
Biz ya bu esaretten kurtulacağız, ya da esir gibi yaşayacağız.

YORUMLAR

  • 0 Yorum