Duvarlar yıkılacak!


İnsanın seçme kabiliyetine sahip olduğu seçenekler nelerdir diye düşünür isek karşımıza ne gibi cevaplar çıkar ?
Eş, yaşanılan yer, arkadaş, dost, çalışmak ?
Liste uzatılabilir. Bunların hiçbirinin kesinliği konusunda hüküm sahibi olmak akıl karı değil ancak
Aşk duyulan iş saptanmalı ve peşine düşülmelidir diye düşünenlerdenim. Maalesef eğitim sistemimiz ortalama meslek sahibi olmak konusunda vaat verip hayatın heyecanını ve bilinmeze olan kutsal mücadelesini es geçiyor. Yetişmek gayretinde olan insan, doğum ve ölüm arasındaki nasibi zalim olandan talep etmekten kendini kurtarmaz ise hakiki özgürlüğün alın terine vuran rüzgara verdiği serinleme misali tattırdığı hissi tadamaz olup yaşarken göçenlerden olur. Oysaki yaşarken ne güzellikler yol kenarına bezenmiş kendini göstermeye hazır beklemektedir. İnsan ile aralarında küçük bir perde var aralanması gayrete bağlı olan…
Sevdiği işi yapmak isteyen evlatlarınıza mani olmayın!!!
 
 
Yalvarırcasına haykırmak lazım gelir yolu kaybedenlerin suçu yola atmasına;
Ve ısrar etmek zarar değildir günü ömür edenlere…
Bu topraklar ne yiğitler ne güzellere han oldu bize de bakmakta,
Yıkılsın kutsallar mazlumun ahını siper edenlere…
 
Bu duvarlar insan ısınsın deyi yapıldı, Dışarıda ne kaldı ki korkulacak ?
Teslim ol niyetine o seni alacak, sarmalayacak, hür edip arşa komşu edecek…
Güzele insan baktı da çirkin meydana geldi, Oysa meydanlar artık betondan
Sığınılan gönül ise güzel ile çirkin el sıkışacak ve duvarlar yıkılacak!!!